9 Mayıs 2018 Çarşamba

“İYİ Parti merkezli kaos planı” soruşturulmalı

Neval Kavcar
Farkındasınız değil mi? İyi Partililer sürekli acındırma, eziliyormuş hallerine girme pozisyonundalar. Tam başka bir konuya odaklanacakken abuk subuk mevzularla dikkati üzerine çekiyorlar.

Yurt sathında yaptıkları mitinglere zorla bin kişi toplayan bu parti, YSK yolu ile imza toplayarak gövde gösterisi yapıyor. (İmzalar mutlaka araştırılmalı.)

Dikkat çekme olayında, işin dozajı arttı ve yön değiştirdi. Bir kaç gün önce “ülkücüler İyi Parti standına saldırıp, İP’lileri yaraladı” yaygarası kopardılar. Hatta Yeniçağ ağır yaralının olduğunu bile yazdı. (Yalan haberlere niye yaptırım yok?)

Saldırı denilen mevzuda şu. Bayan bir emniyet mensubuna taciz yapılınca ortalık geriliyor. Kavga çıkıyor. Ahlâksıza haddini bildirmenin sonu hastane ve karakolda bitiyor. Tacizci kim çıkmış peki? İyi Parti standından bir İP’li. Şimdi bu olayın bir başka partiyle ya da İP’e saldırı ile ilgisi var mı? Ve Meral Hanım partilisine saldırı oldu diye hastaneye ziyarete gidiyor. Geçmiş olsuna gittiği partili, tacizci mi oluyor bu durumda? Bilmiyoruz.

Yine, İyi Parti kurucu üyesi M.Arslan’ın evi kurşunlanıyor.  Kendisi evde değil bir kaynağa göre o sırada Adana’da. İşin ilginç yanı ise motorsikletli iki kişi ellerinde poşetle ateş açtığı, o sebepten boş kovanların yere düşmediği güvenlik kamerası ile sabit. Emniyete göre saldırıyı yapanlar profesyonel.  Amaç dikkat çekmek.

Yine partili İsmail Ok’un kamuoyuna açıkladığı şu bilgi:”Türk siyasetinin önünü açan, demokrasinin, hukukun, adaletin yılmaz savunucusu bir yeni partinin liderine suikast girişimi olacağı bilgilerini almış bulunuyoruz.”

Allah Allah. Diyor ki Meral Akşener’e suikast yapılacak.
Bu bilgiyi nerden almış? Derhal soruşturulmalı. İş giderek Bülent Arınç o sırada Manisa’da iken Ankara’da bir kısım askerlerin suikast yapacakları şüphesi ile göz altına alınması ve ardından kozmik odalara girilmesi kumpasına benziyor. Diyorum ki havada yoğun bir FETÖ operasyonu kokusu var. Yine diyorum ki, topluma İyi partinin merkezinde olduğu bir noktadan kumpas kuruluyor.

Her kim yapıyor bilmiyorum. Fakat bu kadar arka arkaya toplumda kaosa sebebiyet verecek eylem, haber gibi aslında temelsiz gri propagandalara cevap verilmeli. Araştırılmalı, önlenmeli.

İsmail Ok’a suikast iddiasını hükümetle paylaşıp paylaşmadığı soruluyor. Cevap şu: “Ben bunu bir yetkili kişi ile paylaştım. O da şimdilik aramızda kalsın. Hükümetten değil.” Hükümetten olmayan yetkili kişi de kimmiş?

Velhasıl vıdı vıdı vıdı. Ama Allah muhafaza Türkiye tekrar yedi düvelin rayına girsin, raptı zapt altına alınsın diye akla hayale sığmayacak kanlı-kansız saldırılar planlanabilir ve gerçekleştirilebilir.

İP’liler “dikkatleri üzerlerine çektiklerini” sanırken, avlanabilirler.
Yedi düvelle ilişki, ayı ile çuvala girmeye benzer.

***

YABANCI İSTİHBARATIN SOSYAL MEDYADAN YAPTIĞI SALDIRIYA KATILAN ETKİ AJANLARI


Ülkenin yönetimini milli çizgiden çıkarmak için, sanal Dünyadan da saldırılar gelecek. Geliyor da. Koca koca proflar, aklı başında sanılan insanlar yayıldıkları koltuklarından “tamam” twitleri attılar dün gece boyunca.

Biliyorsunuz facebook, Twitter başta olmak üzere, yabancı istihbarat servislerinin kurduğu tuzak başka sitelerde var. Internetin merkezinin ABD olduğu düşünülürse, tüm ağları nasıl kontrol edip, Dünyaya algı yapıldığını da anlarsınız.

Mısır’daki toplumsal eylemleri Google müdürlerinin köpürttüğünü biliyoruz. O bakımdan İP’deki danışman Taylan Yıldız sanal dünyada hangi marifetleri sergiliyor merak ediyor insan.

Erdoğan’ın “millet tamam derse……” şeklindeki konuşmasına atıf yapılarak açılan “TAMAM” tagına yağan binlerce Twitle toplumu yönlendirme girişimi yapıldı. Sanal Gezi olayı bir bakıma. Yıllarca merkezinde FETÖ ve kontrol ettikleri STK marifeti ile “Bahçeli” düşmanlığı pompalayan çevreler şimdi aynı oyunu Erdoğan için tezgâhlıyor.

Neyse efendim atılan “Tamam” twitlerinin sadece 200 bini Türkiye merkezli. Geri kalan ise sahte bot hesaplar ve yurt dışında yaşayan FETÖ-PKK kaynaklı merkezler. Sosyal medya üzerinden yeni gezi kalkışması, toplumsal kaygı duyurma ve seçimleri etkileme girişimleri mevsimine girilmiş oldu anlayacağınız.

Her türlü yalan haber, toplumu gerecek fesat nasıl önlenecek, yani tuşun diğer ucundaki düşmanla nasıl baş edilecek öğreneceğiz.

Lakin saçı sakalı ağarmış sözde toplumda bir yerlerde olan insanların, yabancı istihbaratın oyuncağı oldukları “tamam” twitlerini görünce ‘Yazık ki sizi adam sanmışız” dedirtti.


 9 Mayıs 2018 

6 Mayıs 2018 Pazar

İyi Partinin alacağı oy belli oldu: 250 bin

Neval Kavcar
 “Fetullahçı olsaydım gururla” söylerdim diyen bir siyasetçi, FETÖ’cü dershanede öğretmenlik yapmış fizikçi Muharrem ve PKK partisinden bir başkası ile karşımıza çıkmışlar “her şey iyi olacak” diyorlar. 24 Haziranda İP tabela partisine dönüşecek, HDP baraj altı kalacak, CHP’de de taht savaşları başlayacak. Not edin bir kenara.
***

AKŞENER’LE “ANALAR AĞLAMASIN” YENİDEN

İyi partinin basın üssü Yeniçağ yazarı Arslan Bulut ‘akil’ yazar gibi yazmış. Bunlar belki de hep böyleydi, tanımamız için “Akşener” gibi bir imtihana tabii olmalıydılar ki gerçek yüzlerini görelim.

Biliyorsunuz İP’in programında “Doğu-Güney Doğu Anadolu Sorunu” başlıklı vahim bir bölüm var. O başlık altında daha önce “eşit vatandaşlık” da vardı, kaldırmak zorunda kaldılar. Geride “terör örgütünün askeri bakımdan mutlaka yenilerek psikolojik üstünlüğün sivil anlayışa geçmesini, toplumsal alana pozitif müdahalelerle hukuki, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel projelerle bir yandan bölge halkıyla kucaklaşılması..” kaldı.

PKK’nın Türkiye gayesi Doğu-Güney Doğu Anadolu’da çeyrek Kürt özerk bölgesi oluşturmaktır. O bakımdan PKK bitirilecek, psikolojik üstünlük sivil inisiyatife yani HDP gibi partiye geçecek demek, PKK’nın amacına hizmettir. Bölücülüktür.
PKK odaklı bir teröre dikkat çekmek yerine sanki bölgesel bir problem varmış gibi “Doğu-Güney Doğu Anadolu Sorunu” demek, yedi düvele yarar.

Şimdi gelelim Arslan Bulut’un satırlarına. (Bu arada hatırlatayım, Yeniçağ’ın patronu İyi parti kurucu üyesi. Muhtemel vekil olma planı var. CHP’nin kanatları altında vekil olabilirse, Yeniçağ’ın orta vadede satılacağını da öngörebiliriz. )

“Akşener, "Cumhurbaşkanı seçilirseniz Güneydoğu konusunu nasıl çözeceksiniz?" sorusuna "İyi niyetle, samimiyetle ve bu konudan kimsenin nemâlanmasına izin vermeden çözeceğim. Ama bunların dışında sorunu Güneydoğulu kadınlarla, annelerle birlikte çözeceğim ” demiş.

Soruya ve cevaba dikkat.. ABD raporlarına “Kürt sorunu” diye geçen proje şimdi kılık değiştirmiş “Güneydoğu konusu” olmuş. Ve PKK’lıların annesi ile çözülecekmiş.

“Analar ağlamasının” yeni versiyonu karşımızda. Ve bunu da böyük milliyetçi Arslan Bulut köşesinde yazıyor. Üstelik ABD menşeili Kürt Sorunu adlı melaneti yeni adıyla “Güneydoğu konusu” adı altında topluma yedirmeye çalışıyor.

Akşener bu problemi kadınlarla çözecekmiş. Yazıktır, günahtır. Dalga geçer gibi. Yedi düvelin büyük projesinin Türkiye ayağını Akşener üstelik programına NATO güzellemesi koyarak, PKK’lıların anneleri ile çözecekmiş.
***

İYİ PARTİ DOĞMADAN MEVTA OLMUŞTUR

Yirmi vekili varken yüz bin imza toplayarak belli bir kesimi mobilize ettiği iddiasının çözümü, verilen imzaların çözümünden geçiyor. Hava atmalarına gerek yok, emin olsunlar o imzaların haritası mutlaka çıkacak.

Sadece İstanbul’da 7 Haziranda bağımsız aday olarak seçimlere giren 3 FETÖ’cü, 121 bin oy aldı. Ankara 82 bin, İzmir 25 bin. Anadolu’da ki FETÖ tabanı kime odaklandı derseniz, HDP ve CHP’ye olduğunu biliyoruz. 7 Haziran seçiminde DP’nin de yurt genelinde 75 bin oyu olduğu düşünülürse, İP ve SP’nin toplam imza sayısı, 24 Haziran seçim sonucu olarak karşımızda duruyor.

Bu imzaların içinde CHP, HDP’nin de seçmeni olduğu düşünülürse, İyi Parti taş çatlasa 250 bin oy anca-belki alır. Bü imza işine girmeleri zararlarına oldu. Kimin stratejisi ise İP sıfırı tüketti.

Milletin İP’ye teveccühü olsaydı en az bir milyon imza toplanması gerekirdi. Ha, şu saatten sonra kalan CHP’lileri de YSK’ya yollasalar bu iş bitmiştir.
***

NİHAL BENGİSU KARACA

Habertürk ekranında sözde AKP’li gibi ekrana çıkarılıp, Cumhur ittifakının altını oyucu söylemleri ile FETÖ gazetesinden transfer Nihal Bengisu Karaca ne yapmaya çalışıyor?

Özgün fikrini elbette söylesin ama durduğu yeri de millet bilsin. CHP-SP-İP ve HDP penceresinden bakıyor 24 Hazirana.


7 Mayıs 2018

5 Mayıs 2018 Cumartesi

FETÖ dershanesinde çalışmış Cumhurbaşkanı adayı

Neval Kavcar
Kırk bohça içinde saklanan adayın Muharrem İnce olmadığını, Kemal Beyin beyanından biliyoruz. “Gel bakalım Muharrem” le CHP adayı oldu..

”Kılıçdaroğlu, nihayet Muharrem İnce’den kurtulacak deniliyor. Oysa; 2. Tavşan aday da o. 25 Hazirandan itibaren meclis dışı. İnce’yi stratejik akıllı zannederdim. Belki de gerçekten stratejik akıllı. Cumhurbaşkanı olmayacağını bilmemesine imkan var mı? Demek bazılarına dublörlükte yetiyor.
***

FETÖ’YE BAKIŞ AÇISI NEDİR PEKİ?

Size bir sorum var. FETÖ dershane öğretmenlik yapan sıradan bir kişi hakkında ne düşünürsünüz? Ona karşı güven zafiyetiniz olur mu? 15 Temmuz badiresini atlatmış ülke olarak o kişinin devleti yönetmesini ister misiniz?

İşte Muharrem İnce’nin bir tarihte FETÖ dershanesinde öğretmen olarak çalışması onun açısından eksi puan. FETÖ dershanesinde çalışmak suç değil ama yine de böyle birini Cumhurbaşkanı görmek ister miyiz?

Bu bilgi o sırada dershanenin başındaki Hüseyin Gülerce’den. Bir ayrıntı daha, Muharrem İnce, lisede Gülerce’nin öğrencisiymiş. Dershaneye giriş de o tanışıklıktan.

İnce’nin ailesi muhafazakar, DP’li. Acaba onu siyasete özendiren Gülen ekibi olabilir mi diye insan düşünmeden edemiyor. (1)

Hâl böyle iken, Muharrem İnce’yi öne çıkarıp siyaseten bitirme fikri kime ait olabilir? İnce FETÖ dershanesinde çalıştı diye topa koyarken, FETÖ’cü hakimler yolu ile MHP’yi ele geçirmeye çalışan Akşener’den Cumhurbaşkanı olur mu? Bu söylediklerim kimseyi FETÖ’cü yapmaz ama kullanılmasını elverişli kılabilir.

İP’in MHP’den ihraç edilen vekillerine, Akşener’e FETÖ’cü hakim konusu soruluyor. Sağır rolü yapıyorlar. İP genel merkezine Emre Uslu twitleşmesi sorulmuş “cevap verilmemiş.”

Bunları yazınca anlı şanlı CHP’liler, İP’liler vs vs.ler “FETÖ’yü milletin başına AKP bela etmedi mi” diyor. FETÖ, 70 yıllarda semirmiş, zaman içinde ABD yardımıyla devlete sızdırılmış, mutant casus şebekesidir.  Hele ki kriptoların kimliğini eşleri, anneleri bile bilemez.

Tüm iktidarlar döneminde aleni çalışmışlar. Belli bir dönem sonra BOP stratejilerinde adım atılmaz olunca, Erdoğan’a saldırı başlamıştır. Bilhassa 15 Temmuzu yaşamış bir ülke olarak, FETÖ ile yüzleşilip her cephede onlarla savaşılırken “FETÖ’yü başımıza siz bela ettiniz” demek, FETÖ ile mücadele edilmesine karşı durmak demektir.
***

EMRE USLU-MERAL AKŞENER TWİTLEŞMESİ

İki ABD’li Büyükelçinin MHP-CHP ortak adayı Akşener olsun raporu, proje partiye kanalize edilen partililer ve tavşan aday olarak kullanılan Abdullah Gül. Uslu-Akşener twitleşmesi ortaya çıktıktan sonra aldırmayan Akşener’in, tam da seçim arifesinde o twitleri kendi sayfasından sildirmesi önemli.

Buradan net anlaşılan şudur ki, Gül-Akşener vitrine konulmuş, CHP tabanının olur vermemesi ile Gül’ün üzeri çizilerek, sahaya diğer seçenek sürülmüştür. Gül’den gecikmiş bir intikam alma da var. Nasıl? 17-25 Şubat başta olmak üzere çeşitli hamlelerde, Erdoğan’a karşı tam cephe almadığı için.
***

100 BİN İMZA, İLLERE-İLÇELERE GÖRE KAMUOYUNA AÇILMALI

Her il-ilçe verilen imzaların sahipleri gerçekten böyle imza verdi mi kontrol etmeli. Bu konudaki şüpheler giderilmeli. Ve elbette FETÖ temeli mercek altına alınmalı.
***

YEDİ DÜVEL KULLANIR PAÇAVRA GİBİ ATAR

Otelin toplantı salonunu vermiyorlar, bizi seçimlere sokmayacaklar, yeni kurulan bir parti liderini vuracaklar, evinin karşısına tehdit edici sözler yazmışlar..

Size yabancı geliyor mu hiç bu duyduklarınız? Dikkat çekmek, mazlum rolüne girerek oy dileniyorlar. Kimden ne koparırlarsa artık.

Yedi düveli yanlarında zannedip fazla yayılmak onlara “yol, köprü, baraj olarak” dönebilir. Dikkat yani.



5 mayıs 2018  24 haziran genel seçim öncesi

4 Mayıs 2018 Cuma

İmza verenlere güvenlik soruşturması

Neval Kavcar
MHP lideri “20 vekil ile aday gösterilebilirken, niçin 100 bin imza topluyor?” diyerek Akşener’i işaret ettiği konuşmasında haklı değil mi? Ne var ki bunda?

Devlet Bey “100 bin imza içinde, bylockçu, KHK ile görevden uzaklaştırılmış ve FETÖ’cü yakınları var mıdır, araştırılmalı” demesi çok akıllıca.

100 bin imzanın büyük bölümü kamuoyunda FETÖ’cü, FETÖ’cü yakını olarak adlandırılmış kişilerden oluşmayacaksa havalara zıplamanın alemi de yok. CHP, İP’e 15 vekili niye verdi? Akşener, 20 vekille aday gösterilme gibi daha basit yol varken niçin 100 bin imzada ısrarcı oldu? Akşener gibi elini taşın altına sokmayan, hep kontenjandan aday olan birinden bahsediyoruz.

Bahçeli vurdu, Meral-Kemal ikilisinden, İP’in resmi yayın organı Yeniçağ’dan da geldi ses. Halk.tv’den de. Sözcü’den de. Nasıl da etle tırnak oluvermişler.

“Seçme-seçilme hakkı”ndan bahsediyorlar. PKK açılımı yapılırken “insan hakları” denmesi gibi. Koray Aydın “Akşener’i FETÖ’cüler destekliyor” derken, kimse “sen ne diyorsun” demedi. Ona bunu demeyenler, şimdi imza vereceklerin tehdit edildiğini söylüyor. İmza verecekler arasında FETÖ’cü yakını, kripto varsa vermesin kardeşim.

Ne demiş Bahçeli? “100 bin kişinin içerisinde eğer FETÖ, PKK desteğiyle veya buna benzer imkanlarla bir aday taraması yapılacaksa, o zaman FETÖ'nün seçmendeki siyasi ayağının hangi aday etrafında toplandığı hakkında bir kanaat oluşabilir.'

FETÖ ile ilgisi olmayan sadece “hodri meydan” der. Niye feveran ediliyor?

Başlığa dönersem, imza verenleri güvenlik soruşturmasından geçirmek onun seçme hakkına mani değil. İmza vereceklerin, FETÖ’cülükle suçlanan yakını var mı yok mu?

Ya da böyle bir istihbarat alındı.
Hatırlarsanız Süleyman Demirel Üniversitesindeki FETÖ operasyonunda, F.Gülen’in talimatına rastlanmıştı. “Evinizi barkınızı satın Bankasya’yı kurtarın, falan kişiye sahip çıkın. Kendisini koruyun” deniliyordu. Aklını kullanmaktan aciz hale gelmiş insanlarımıza sahip çıkmıştır MHP lideri.

Hâl böyle iken, FETÖ bir kısım insanları, adaylara yöneltip, adlarını çıkarabilir. Teşekkür edecekleri yerde kızıyorlar. İyilikte yaramıyor.
***

DARBENİN ARKASINDA OLAN PARTİ İLE İTTİFAK MI?

“İlke” kelimesi utanç içinde. Menderes’in asılmasından sonra CHP’lilerin nasıl huşu içinde “çamların altında” şarkısını söylediğini biliyoruz. CHP açısından değişen zerre bir şey yokken, sırf İyi parti CHP’nin yanında nahoş kaçmasın diye konu mankeni haline getirilen DP’nin sözde yönetimini kınıyorum.

Yine Akşener’in 28 Şubatçılarla birlikte hareket ettiği belgelerle sabit.(1)  Ayrıca; 28 Şubatta üst perdenden demeçler verip, 28 Şubatın siyasi ayaklığını yapan CHP değil miydi?
CHP, SP ve DP ne oldu da bir araya gelebildi? CHP geçmiş iddialarından mı vaz geçti?

AKP ile MHP bir araya nasıl geldi? Nasıl? 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü kırıldıktan ve FETÖ başta olmak üzere şer güçlere savaş başlayıp, devlet milli rotasına girdikten sonra birlikte olundu. Darbe teşebbüsü milli güçleri birleştirdi. Bu ne Erdoğan’ın, ne de Devlet Beyin tasarrufu değildir. Kendiliğinden oluşan bir mayadır.

Ayakta durmayacak kadar hasta Menderes’e savcı Ömer Egesel’in “Ya Menderes, aradığını buldun, sen de asılacaksın”, ada komutanı Tarık Güryay’ın asılma sonrasında “'Hayırlı yolculuklar Menderes!” demesi ve idamı kutlayan bir siyasi çevre ile DP tabanının kucaklaşması ne demek?

İlkeler ittifakı denilen oluşum, böyle pis kokular yayıyor.



Akşener’in 28 Şubata direnenlerden değil bizzat 28 Şubatı desteklediğini o dönemi bilmeyenler okusun.
Burada çok önemli bulduğum “Türk watergate’i orduda dinleme skandalı bölümü ne yazık ki kaldırılmış.


4 Mayıs 2018

2 Mayıs 2018 Çarşamba

Fırıldak ittifakı

Neval Kavcar
Baykal’ı, sadece sıkışınca arayan Kemal Beyden aziz vatana fayda ummak abesle iştigal(tabi tabana, adaya Baykal’da onay verdi demek için).

CHP ve İyi Partinin bir araya gelip milli dağları devirme azmine yol haritaları çizen batılı dostları, 24 Haziranda cevaplarını alacaklar. Türkiye gerçekten milli bir çizgide, ülke menfaati doğrultusunda önemli adımlar atıyor. Umarım bu uzun yıllar devam eder.

İşte tam da bu sebeple gaipten sesler duyan Meral Teyze 29 Nisanda “iktidar seçimi erteleyecek" dedi. Geri sayıma geçmiş, YSK seçim takvimini açıklamışken bunun anlamı nedir? Gaipten sesler dedim lakin onlara lojistik destek veren dostları “bekleyin” de demiş olabilir.

Muhalefetin bunca sıkıştığı, topluma karşı bir araya gelmeyeceğiz dedikleri ile gelmeleri ve toplum nezdinde puanlarının giderek düştüğü noktada can suyu nasıl gelecek?

Umalım ki “seçim ertelenecek” cümlesi, ipe sapa gelmeyen saçma bir görüşten ibaret olsun. O cümleden iki gün sonra ABD’nin Suriye’de YPG-PKK’ya destek olarak sözde DEAŞ’a ve Esad güçlerine yaptığı saldırının, gelecek dönemde ülkemizi içine alacak bir kumpasın parçası olmamasını dilerim.
***

Gelelim İP’in CHP ile işbirliğine. DP ve SP’yi yanlarına milliyetçi muhafazakârları ikna için aldılar. Millet yer mi bu ayak oyunlarını? On beş vekil rezaletinin ardından ittifak kararı CHP ve İyi partinin tükenmişliğinin belgesi oldu.

Akşener’in “seçime yalnız gireceğiz” balonu söndü. 24 Haziran akşamı, haneleri ayrı bölümlü olursa göreceğiz ki İP nal toplamış. Söylediği lafın üzerinden on gün geçmeden yön değiştiriyor. Fırıldak Kubi’ye nal toplatıyor. İttifakın adı “Fırıldak ittifakı” olsa çok yakışacak.

DP’nin konu mankeni olarak kullanıldığı, SP yolu ile de AKP’den oy devşirme hareketi anlamında ki bu ittifakın kotlarını iş resmiyete döküldüğünde daha net göreceğiz.

Anlaşılmaz olan, sözde milli görüşçü, sözde rahmetli Erbakan’ı çok seven bu çevrenin 27 Şubat kararlarına destek çıkan CHP ve o dönem İçişleri Bakanı iken yine Erbakan’ı kandırdığı ortaya çıkan Akşener’le nasıl bir araya geldikleri? Bu sorunun cevabını milli görüş tabanı mutlaka verecektir.

***
İHSANOĞLU’NUN ADAYLIĞINDA DURUM FARKLI İDİ

CHP ve MHP’nin 2014’de ortak aday çıkarması için İP’liler “MHP’de yapmıştı” diyor. Hiç ilgisi yok. O dönem MHP-CHP resmi ittifak yapmamıştı, her parti seçime bağımsız girmişti. Ayrıca Ekmelettin İhsanoğlu MHP’nin bulduğu adaydı ve şu anda MHP milletvekilidir. MHP’nin adayını, CHP’nin desteklemesi başka, göbekten CHP ile bağlı şekilde seçime girip, “partimin adayıyım” numarası ile halkı kandırmak başka şeydir. İP’nin bu dolmasını kimse yutmaz.
***

“ERDOĞAN’A EVET AMA AKP’YE HAYIR” NE DEMEK?

İçinde Gül, Davutoğlu’nun olduğu çukur stratejidir. Gaye Cumhurbaşkanını yalnızlaştırıp, adım atmasını önleme gayesidir. Yani, Cumhurbaşkanlığını kazanmaktan umudunu kesmiş olan “yurtta sulh ittifakı” “bari mecliste kuvvetli olalım” çırpınışındadır. Tutmaz.
***

CİNER, DOĞAN MEDYANIN YERİNE GEÇTİ

Uzun süre spor yorumu yapan Fatih Altaylı, 24 Haziran seçimine kilitlendi. Geçtiğimiz Salı Teke Tek programında Zaman gazetesinden geçme Nihal Bengisu Karaca ile ibretlik paslaşmalarını herkes izlesin. Karaca’yı başörtüsü ile sanki AKP yanlısı algısı da ayrı garabet.

A.Gül aday olmadığı halde AKP iktidarını sarsmış mıdır? AKP, OHAL’e karşı iken şimdi OHAL’i sürdürmesi …16 Nisanın %48. Vs.nin ısrarla %49, Evetin, %51’i geçtiği halde %51 olarak söylendiği tuhaf bir geceydi. Niye tuhaf? Eğer ki Altaylı ve Bengisu, dışarıdan katılmış siyasi parti yorumcusu olsa idi anca bu kadar hizmet ederdi.

Fatih Altaylı’nın “geçmiş hükümetlerde dövizdeki ani artış o hükümetin başarısızlığı iken, şimdi ki sıçramalar dış güçlerin oyunu demek doğru mu?” deyişi “yuh” dedirtti. Döviz Ecevit döneminde de, şimdi de dış güçlerin oyunudur. “Ecevit’in başarısızlığı” dediyse Fatih Altaylı demek ki o dönemde angajeymiş.

Adeta “15 Temmuzda niye teslim olmadınız darbecilere?” demektir bu.
Ciner, Doğan Medyanın yerine geçmiş, Fatih Altaylı’da, Ertuğrul Özkök’lülüğe soyunmuş sanki. Helal olsun, seçime ramak kala, CHP-İP-HDP ve İP cephesinden, devlete kılıç sallıyorlar.

3 Mayıs 2018

1 Mayıs 2018 Salı

Erdoğansız AKP ile BOP’a dönme stratejisi

Neval Kavcar
Muhalefetin arasındaki istikşafi görüşmeler bitmek bilmiyor.

İP’in adayı Akşener. CHP’nin ki kırk bohça içinde saklanıyor, Cuma günü tavşan adayı açıklanacak. SP lideri deseniz adaylığını ilan etmek zorunda kaldı.

En önemli görev SP. Böylesine anlam yüklenilen bir parti, Temel Karamollaoğlu ile AKP’den oy koparabilir mi?

Temel Bey adaylığını öylesine koydu. Ne olacaksa, 5-9 Mayıs arası olacak.

Dörtlü mekanizma (yarım da DP var) sıfır baraj ile sinerji düğmesine basarak voltran oluşturma peşinde. Cuma günü dananın kuyruğu mu kopacak, yoksa beş parti, iki partiden büyüktür deyip geniş halk kitleleri bizimle deyip ikinci turu mu zorlayacaklar? Onlarda ilk turda devirme peşinde.

CHP adaylığı için adı geçen tavşan adayların neredeyse hepsi, sağ damardan besleniyor. O halde, demek ki CHP’de bir problem var. “Milletin teveccühüne mazhar olamıyoruz, onları ‘doğan görünümlü şahin’le aldatalım” düşüncesi, Mansur Yavaş örneğindeki gibi tutmaz.
***

MUHALEFETİN KESİN ADAYI İÇİN SON TARİH 8 MAYIS

Cumhurbaşkanlığı aday gösterme takvimi 4-9 Mayıs. İttifak içinse o tarih 6 Mayıs.

Velhasıl Abdullah Gül’ü aday göstermede anlaşma için son tarih 6 Mayıs. Birkaç gün önce “bu iş olmadı” denmesine rağmen,  CHP tabanına “Abdullah Gül tek başına hiçbir şey, mecliste onu destekleyecek olan biziz” deniliyormuş. Kemal Bey “adayın kimliği önemli değil, HDP ile de ittifak kurmada sakınca” yok üzerine mesaj vermeye devam ediyor. Meselâ, SP-CHP Cumhurbaşkanlığı orta adayında birleşebilir mi?

Muhalefetin hedefi, AKP’nin başına Gül’ü geçirme operasyonu. Velev ki, Erdoğan seçilemedi, Gül Seçildi. Nasıl bir tablo olur karşımızda yeni sisteme göre? Gül kabineyi oluşturur, bir müddet sonra dışarıda kaldığından AKP üzerinde etkisini kaybedecek olan Erdoğan silinir.

Yedi düvelin, yaklaşık altı yıldır “Erdoğansız AKP” formülü de hayata geçirilmiş olur. Burada konu “Erdoğan” değil, yedi düvelin “BOP’çu Türkiye” modelini sıfırdan devreye sokmasıdır.

Bu proje için illa ki Gül olmak zorunda değil. Lakin, AKP’nin dizginlerini tutabilecek, BOP adımlarını “milli menfaat” diye millete yedirebilecek daha kuvvetli bir aday düşünemiyorum.

Umarım ‘partili Cumhurbaşkanlığının’ yedi düvelin partiyi aşağıdan çekip almasını önleme amaçlı olduğu anlaşılmıştır. Burada Erdoğan yine ayrıntıdır.

Lakin, iktidar partisinin AKP, liderinin de Erdoğan olduğu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, tamamen milli politikalara kilitlenildiği düşünülürse seçim: “BOP mu, BOP’a karşı milli politikalar mı?” Üzerinden oylanacak demektir.
***

GUGIL PARTİSİ, VİKİPEDİ’Yİ AÇACAKMIŞ

İyi Parti, seçimi kazanırsa 25 Haziranda Vikipedia’yi açacakmış. Allah fırsat vermesin. Soros partisinden beklenen de budur. Gugıl müdürü danışman Taylan Yıldız, Sorosçu kurucu üyeleri ile Akşener’in seçim vaadi sanal olacak elbette..

Vikipedi mahkeme kararı ile kapalı. Özgür sözlük reklamı ile 2001’de ABD’de kurulan, Sorosvari yöntemi ile STK gibi çalışıp, Üniter devletlere savaş açan küresel bir aparat.

Küresel devletlerin casusluk, istihbarat ve yıpratma kampanyalarına hizmet eden, hedefine ulus devletleri alan vikipedi için batılıların düşüncesi “rakipleri lekeleyip, küresel düşünceleri ön plana” çıkaran bir merkez. Ülkemizde de erişime engellenene kadar en çok FETÖ’cülerin kullandığı iddiası mevcut.

Vikipedi “ücretsiz, şeffaf” olmakla öğünmekle birlikte, cevapsız kalan birçok soru var. “Sözlük” adı altında yayın yapan Vikipedi “yazılanlardan” sorumluluk da kabul etmiyor. Atış serbest, eğri doğru yaz yazabildiğin kadar. Amacı nedir?

Kafa karıştırmak. Başka? Politik yönden, ABD karşıtı liderleri karalamak. Başka? Internet üzerinden kutuplaşmayı daha ucuza mal etmek.

Arama motoru Google, Ford Vakfı başta olmak üzere çeşitli vakıflar yardımıyla ayakta duran Vikipedi gibi odaklar, tüm devletlerce dikkatle takip edilmelidir. Yasaklama yetmez.

1 Mayıs 2018 - 24 hz seçimi öncesi

29 Nisan 2018 Pazar

CHP partilikten çıktı, aş evine döndü


Neval Kavcar
CHP-İP-SP sıfır barajda anlaşmışlar. Burada kazanan SP ile İP olur. O kadar ki CHP ile birlikte “sadece biz yokuz demek için DP’yi de yanlarına” almışlar. Ana muhalefetle top gibi oynuyorlar. “AKP’nin mayası, ülkücülerin anahtarı bizde” palavrasını CHP tabanına yedirmeye çalışıyorlar.

Yanlarına kimi alırlarsa alsınlar. CHP ile görünmek problemse, “CHP-İP bir araya gelecek” sözleri “çirkinse” DP üzerinden mi temizlenecekler? Kaldı ki, İP kurulma aşamasında iken Aytun Çıray’ı kuruluş hediyesi gibi gönderen Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ile birlikte olunabilir, grup kursunlar diye 15 vekili gönderen CHP ile de anlaşılabilir ama “biz ayrı adayımızı çıkarırız” hikayedir. “Cumhurbaşkanı çıkaramazsak bile meclisi kilitleriz” stratejisi, iki hava civa parti ile olmaz.

Bunlar ne kadar da 16 Nisanın etkisinde kalmışlar. Kendilerine önem atfetmişler. 16 Nisanda sistem vatandaşa anlatılamadı. 5. Kol gibi çalışan bir kısım medya 16 Nisanı sabote etti. Hele Hürriyetin bir buçuk yıldan fazla 15 Temmuz “kontrollü darbe” üzerinden algı yapması, kriptoların harekete geçmesi ile bugün aynı değil.

16 Nisanda “hayır” verdiğini söyleyen birçok kişinin “yanılmışız” noktasına geldiğini biliyorum. O bakımdan “hayır bloğu” gibi sanal birliktelik üzerinden strateji üretenler, havasını alır. Öyle bir temel yok ortada.

CHP aş evine döndü. Baraj altı kalacak olanlardan medet umup, birkaç vekillik karşılığında sözde şinerji oluşturup, boşa giden oyu ortadan kaldıracaklar. Meral Hanım iyi pazarlamacı,. Torpille beş mi altı ay mı vekillik yapıp, sanki ömrü hayatı bakanlıkta geçmiş, çok başarılı olmuş gibi geçmişini pazarladığından, Kemal Bey gibiler de sanıyor ki İP’ten en az %10 gelir.

Biraz siyasi akılları kaldıysa MHP-AKP tarzı ittifak kursunlar. Kimin nesi var, seçmen mührü bassın ortaya çıksın. Yoksa böyle “karıştıralım, ver bize 25 vekil” demek CHP seçmenine kazık atmaktır. Zaten CHP iradesini ve vekillerin kimliğini hiçe sayıp İP’ye gönderildi, bari ittifakta hak yemesinler. İP’nin sanal yükseltilerine kanmasınlar.

MHP seçmeni, “Fethullah Gülen de dâhil herhangi bir dini cemaat ya da tarikatla bir irtibatım yok. Olsaydı gururla söylerdim” diyen Meral Akşener mühür basmaz.
Çok kızgınsa belki sandığa gitmez, o da uzak ihtimal. Havada ülke bekasına tehdit kokusu aldılar. İki elleri kanda olsa gidip mührü üç hilale basar bozkurtlar.

***

“EN GENİŞ KAPSAMLI ÇOĞULCULUĞA DAYALI DEMOKRASİ” PALAVRASI

Kafadan bir terim bulmuşlar fıkra gibi. “En geniş kapsamlı çoğulculuk” CHP-İP-SP ve DP demek gibi algı operasyonu yapıyorlar. Bu seçimi aynı 16 Nisandaki gibi algı operasyonu ile almaya çalışıyorlar. Proje yedi düvelin, sanatçılar yerel.

FETÖ, liberaller, küreselleşmeci STK’nın, 5. Kol medya ve yabancı istihbaratçıların bulandırdığı hava sonunda, PKK’nın gerek bölgede, gerekse büyük şehirlerde vaktiyle kurduğu baskı sona erdi. Hâl böyle olunca PKK partisinin tepelerine bindiği vatandaş nefes aldı. 7 Haziranda baraj altı kalacağı görülen HDP’ye yardım CHP’den gelmişti.

Daha geriye gidersek, Leyla Zana’lı ırkçı Kürtçüleri meclise ilk sokan da CHP’nin o dönem ki versiyonu idi. Yine gençlik yıllarımızda Kürtçülerle kucak kucağa olan Perincek dahil dönemin sol fraksiyonları “halkların özgürlüğü” adı altında yedi düvelin taşeronluğuna soyunmuştu.

Lafı uzatmıyorum CHP-İP-SP, HDP’ye sırtlarını dayayıp seçimi almak istiyorlar ama yan yana gözükmemek gibi kalleşliğe de zirve yaptırıyorlar. Yapılan anlaşma ile “kazanalım eski günlerinize döneceksiniz” iddiası ise oldukça vahim.

İddia diyorum ama gerçek şu ki İyi Partinin parti programında ki “Doğu-Güney Doğu Sorunu” bölümünde yazanlara hiçbir İP’li cevap ver-e-miyor. O bakımdan “ben HDP yöneticisi olsam, bir o yana bir bu yana kıvıran partilere güvenmek yerine” , “arkadaş 2. Tur boykotunu ilk tura çekiyorum, sıfır baraja beni almazsanız sandığa gitmeyeceğim” derim. Zaten %5’in altındalar. İP’den daha iyi durumdalar orası ayrı.

Bunu söylerken, HDP gibi bir partinin olmasını demokratik bulmuyorum. Hiçbir ülke kendisinden toprak koparılmasını savunan partiye demokrasi gereği gibi salakça bir bakış açısından bakmaz. Fakat hem onlara sırtını yaslayıp, hem de milleti kandırmalarını yanlış buluyorum.

***

GÜL’ÜN DİREKSİYONA GEÇMESİ İŞE YARADI MI?

Gül üzülmüş “elini taşın altına sokmaz, sağlamcıdır” sözlerine. Gül’ün köşk önünden “üst görevlerde doyuma ulaştım” tonunda söyledikleri bile iticiydi düşünene. Boş vaktinde bir düşünsün “niye bana karşılar acaba?” diye.

Büyük kesim “aday değilim” olarak algıladı orada söylediklerini ama YSK seçim takviminde adaylar resmiyet kazanana kadar inanmayacağım.
AKP içinden eleştirenleri uyardığı, ortak aday göstermeye karşı çıkanları “beni aday yapmazsanız nal toplarsınız” dediği, yedi düvele de “evin içini nizam gereği düzenlerim” dediği düşünülürse biraz daha
bekleyelim derim.

 29 Nisan 2018

28 Nisan 2018 Cumartesi

Gül Muhalefete “tren kaçmak üzere” dedi


Neval Kavcar
“Gül, Ayaz Ağa kasrından beklenen açıklamayı yaptı” diye düştü kamuoyuna. Şu vakte kadar duyduğumuz ne varsa, doğru olduğunu ilk ağızdan öğrendik.

“Aday olmaya hazırlandığını” ama gerekli mutabakatın sağlanamadığını belirtti.

Tarafsız olduğunu, çok çalıştığını, Türkiye’nin geleceğinden başka bir şey düşünmediğini ifade etti. Polemiğe girmek istemediğini söyledi ama ülkenin önündeki önemli dönemeçlerde hep zıt söylemler içinde oldu.

Aylardır ortalıkta dolaşırken nabız yoklandığı, ortak aday olmak için çalışıldığı ortaya çıktı. Konuşmasında “beklentim yok” dedi ama aylardır bu hedefe kilitlendiği, bu adaylık için uzun süredir çalışıldığı ortaya çıktı.

O sürenin de, Cumhurbaşkanlığı görevinin sona erdiği tarihten itibaren başladığını söyleyebiliriz. Eşinin intifada söyleminin anlamı da buymuş.

Bu açıklamanın eski yol arkadaşlarına “aday değilim” konuşması değil tam aksi ona karşı çıkanlara “fırsatı kaçırmayın” konuşması olduğunu düşünüyorum.

“Türkiye’nin geleceği güçlü bir demokrasiden, kuvvetler ayrılığı prensibinden, hak ve özgürlüklerin evrensel niteliklerdeki standartlarda uygulanmasından geçtiğidir” diyerek, kendisine karşı çıkanlara “parlamenter sistem” mesajı verdi. Oysaki İki başlı bu sistemin hazırlığını yapanlar arasında kendisi de vardı. (21 Ekim referandumu)

Ayazağa kasrı önünden yapılan bu konuşma ile “ben olmazsam Erdoğan’ı al aşağı etmenize imkan yok” demiştir.

“Bana geldiler ama gerekli mutabakat sağlanamadı, haydi bana Eyvallah” konuşması değildir o konuşma. Karamollaoğlu’nun bir iş beceremediğini görünce, kendisi geçmiştir projenin başına.

O konuşma, CHP tabanını ve karşı olanları ikna edebildi mi derseniz, kişisel görüşüm “hayır.” Sadece CHP yönetimin iknasına “açık” hale gelmişlerdir.

Önümüzdeki kısa süreçte İP-CHP-SP-HDP başta olmak üzere bir araya gelip “Gül”ü aday gösterirlerse, film yeni başlayacak.

Anafikir: Abdullah Gül kendisine karşı çıkanlara “beni aday göstermezseniz, kazanmanıza imkan yok” demiştir.

Konuşması, Cumhur ittifakına harp ilânıdır.

***

SAYGI ÖZTÜRK’ÜN FETÖ’CÜLÜK ANALİZİ

“Bakanlığı döneminde FETÖ okullarının ziyaret edilmesi ve desteklenmesi için kriptolu genelge yayımlayan, bu yapıyla ilişkili olanları önemli görevlere atadığı bilinen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün “çatı aday”formülünü de “FETÖ'cü”dedikleri Meral Akşener boşa çıkardı. Bu durumda Akşener nasıl FETÖ'cü oluyormuş? Bunu da unutmayalım” demiş Saygı Öztürk.

FETÖ’cü demek ki böyle tespit edilir? FETÖ’cü hakimlerle kumpas, kaçak FETÖ’cü Emre Uslu ile Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerine twitleşme, 2 ABD Ankara Büyükelçisinin CHP-MHP ortak adayı Akşener olsun raporu, Nurettin Veren’in beyanları.. Önemsiz öyle mi? Şimdi Gül için çekilmemesi FETÖ’cü olmadığının kanıtıymış Saygı Beye göre. Ona strateji denilir kanımca.

FETÖ’cülük, ışık evlerinde maklube yemek değildir. FETÖ’cülük CIA’nın yerel ayağıdır. İkbal için işbirliği yapanlar var. Şahsen bana “şu FETÖ’cü” dendiğinde, ummadığım biriyse bile açık kapı bırakıyorum. Bilemezsiniz. Saygı Öztürk, FETÖ bilirkişisi olmuş kutluyorum.

Akşener’i beğeniyorsa farklı meziyetler bulsun. FETÖ’cü değil diye kimse Cumhurbaşkanı yapılmaz. Uğur Dündar’ın Cumhurbaşkanı olma kriterleriyse Akşener’e hiç uymuyor.

***

MİLLET FİL SURESİ OKUYOR

Bu kadar karanlık, gizli kapaklı işlerin çevrildiği, kumpasların kurulduğu seçim dönemindeyiz. Vatandaş namazının ardından, Fil Suresi okuyup “vatan-millet düşmanları dağılsın” diyor.



28 Nisan 2018

27 Nisan 2018 Cuma

Yurtta sulh konseyinin siyaset ayağı kim-ler mi?


Neval Kavcar
bu yazı yayınlanmadı.
Fatih Altaylı aylar önce “Gül, tavşan aday mı” diye sormuştu. Mantıklı gelmemiş, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, İçişleri Bakanlığı yapmış biri “tavşan aday” olmayı kabul eder mi denmişti.

Bu arada Fehmi Koru “Gül adayım demedi hiç” diyor. “Aday değilim de demedi.” Proje başka adaysa, karartma onun üzerinden yapılmış olabilir. Niye? Demek ki asıl adayın yumuşak karnı var. Ya da her birini meydana salalım, kim ne kotarırsa.

Abdullah Gül, açıklama yapacak bu konuda. Fehmi Koru’ya göre “yeni sistemin niye olmayacağını en iyi o anlatırmış.” Bıraksınlar bu işleri. 21 Ekim referandumunda Cumhurbaşkanını halk seçsin mi referandumunu kim yaptırdı acaba?

Gül henüz geri adım atmış değil. AKP’den, tekrar bakan, vekil olamayacaklar için ucu açık bir aylık süreç var önlerinde. Altın vuruş niye yapmasınlar?
***

FETÖ GÖLGESİ OLANLAR  ADAY OLMAMALI

Günlerdir Meral hanımın inadı konuşuluyordu, şimdi ikisine birden “aday olma” baskısı yapıldığı yazılıp çiziliyor. Gül ve Akşener’e. Gül’ü anlarım da, Akşener’i kim takıyor acaba? Tesadüfe bakın ki ikisi de kontenjan, ikisi de bedavacı, ikisi de başkalarını sırtından bu günlere ulaşmış.

Meral Hanım’ın MHP’yi ele geçirme hamlesini unutmayalım. FETÖ’cü hakimler önünü açsa da, eli boş kaldı. Onca kriptoya rağmen üstelik. Kaçak FETÖ’cü Emre Uslu ile olan “Cumhurbaşkanlığına aday olma” twitlerini de sildirmiş, muhatabınınkiler ve beynimize kazınanlar yerli yerinde.

Nurettin Veren’in iddiasına göre FETÖ’nün ricası ile bakan yapılan, sonrasında Veren’e teşekkür mektubu yazan Meral Akşener’de hangi ışığı gördüler de, beş benzemez yanına konuşlandı?

Peki ya Gül? Annan Planında yer gök oynarken, en önemli açıklamaları bakanlık yetkililerine yaptırıyordu. Barzani referandumda Türkiye topraklarını oylarken “aman dikkatli olalım burada Kürtlerin akrabaları var” demişti. Şu vakit oldu, Zeytindalı Harekâtını kutlamış değil.

Başlıkla yazım alakasız mı oldu acaba? J))
***

SAYGI ÖZTÜRK’ÜN FETÖ’CÜLÜK ANALİZİ

Bakanlığı döneminde FETÖ okullarının ziyaret edilmesi ve desteklenmesi için kriptolu genelge yayımlayan, bu yapıyla ilişkili olanları önemli görevlere atadığı bilinen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün “çatı aday”formülünü de “FETÖ'cü”dedikleri Meral Akşener boşa çıkardı. Bu durumda Akşener nasıl FETÖ'cü oluyormuş? Bunu da unutmayalım” demiş Saygı Öztürk.

FETÖ’cü demek ki böyle tespit edilir? FETÖ’cü hakimlerle kumpas, kaçak FETÖ’cü Emre Uslu ile Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerine twitleşme, 2 ABD Ankara Büyükelçisinin CHP-MHP ortak adayı Akşener olsun raporu, Nurettin Veren’in beyanları.. Önemsiz öyle mi? Şimdi Gül için çekilmemesi FETÖ’cü olmadığının kanıtıymış Saygı Beye göre. Ona strateji denilir kanımca.

FETÖ’cülük, ışık evlerinde maklube yemek değildir. FETÖ’cülük CIA’nın yerel ayağıdır. İkbal için işbirliği yapanlar var. Şahsen bana “şu FETÖ’cü” dendiğinde, ummadığım biriyse bile açık kapı bırakıyorum. Bilemezsiniz. Saygı Öztürk, FETÖ bilirkişisi olmuş kutluyorum.

Akşener’i beğeniyorsa farklı meziyetler bulsun. FETÖ’cü değil diye kimse Cumhurbaşkanı yapılmaz. Uğur Dündar’ın Cumhurbaşkanı olma kriterleriyse Akşener’e hiç uymuyor.
***

MİLLET FİL SURESİ OKUYOR

Bu kadar karanlık, gizli kapaklı işlerin çevrildiği, kumpasların kurulduğu seçim dönemindeyiz. Vatandaş namazının ardından, Fil Suresi okuyup “vatan-millet düşmanları dağılsın” diyor.


26 Nisan 2018 Perşembe

CHP, İP ve HDP kapalı devre anladık da, batarya nerde?


Neval Kavcar
HDP adayı Demirtaş oldu. “Haydi gençler lay laylom” tarzı twitler atıldı sayfasından.

İP adayı aylardır “ben cumhurbaşkanı olacağım” diyen Akşener. Emre Uslu ile 2013’de ki twitleşmesi yine onun adaylığı üzerineydi.  ABD iki Ankara Büyükelçisinin CHP-MHP adayı olması hakkındaki raporda öyleydi. Batı ona çok anlam yüklemiş durumda. O kadar ki CHP, tereddütsüz 15 vekil verdi.

CHP, bahar aylarında olmamız sebebiyle papatya falı açtı. Sürekli yeni aday adı pompalanıyor. Velev ki İlhan Kesici oldu.

Masanın dördüncü ayağı SP olmadan, nasıl ayakta kalacaklar? Bu üç parti sözde mecliste çok kuvvetli olup, olası Erdoğan’ın seçilmesinde onu kıpırdatmayacaklar gibi beyin yakan düşünceler pompalanıyor.

CHP tabanı kesinlikle Gül’ü istemiyor ve Akşener’de Gül lehine çekilmiyor-muş. Allahım ne dik duruşlar dediniz, değil mi? Helal olsun diyen de çıkmıştır. Gözlerimiz yaşardı.

CHP’nin 15 vekiline muhtaç, genel merkezinin önünde in ve cinin top oynadığı, sanal parti İP’in barajı aşması kırmızı karın yağma ihtimaline denk. Gugılcı Taylan’ın sanal oyunları sandığa kadar.

Ya HDP? 7 Haziran 2015’de barajı CHP’nin seçmen himmeti ile aşan PKK partisi, mapustaki eski genel başkanını aday gösterdi. Küçük Emrah pozisyonu ve Mandela olma özentiliği ile baraj aşma ihtimali, bölgede PKK’nın güç kaybetmesi ile sıfır.

İP ve HDP, CHP koltuk değneği ile ayakta dururken nasıl olup da mecliste hem çoğunluğu alıp, hem de Cumhurbaşkanlığı kazanacak?
CHP: %25, HDP: %4, İP: %2. Matematiksel hesap böyle.

16 Nisan bunların çok iştihasını kabartmıştı, o köprünün altından sel aktı.

Arada ki en az %20’lik fark ne olacak? Kaldı ki, bol kepçe oran yazdım. Tamamen, CHP kaynağında beslenen, bu üçlüye muhafazakar-milliyetçi hatta “Gel ki Gülem” diyen Kemal Beye CHP seçmeni oy vermeyeceğini söylüyor. CHP’li ailelerin evinde Gül kavgası var.

Gelelim mantığa. AKP’den en az %20 oy koparmadan başarı imkanı var mı, yok.

Akşener’in sözde pek bir dik durduğu, mapustan Demirtaş’ın aday gösterildiği, CHP’nin fıçıya rastlanmış düşünen adam profilinde, bu üçlüden umut var mı?

Hesap ortada. Ekip, eski AKP’li, güçlü görünümlü, batının değer verdiği, BOP eş başkanlığına aday olmaya gönüllü olduğunu çeşitli vesilelerle deklere eden biri ile hareket etmedikçe, sıfıra sıfır elde var sıfır.

O bakımdan kimse kalkıp da, “Gül lobisi Akşener’e savaş açtı, hepsi çok güçlü, birbirinden bağımsız seçimlere girecek, yurtta sulh, cihanda sulh” demesin.

Birinci tur, 2. Tur, çeyrek fikstür, final diye kıç oynatmayı bıraksınlar.
“Milli mi olacağız, yedi düvelin lojistik destek verdiği gayrı millilerle BOP’a mı döneceğiz?” sorusuna cevap versinler.

***

ACABA DİYORDUK, MEĞER O DA KUMPASIN PARÇASIYMIŞ

MHP’ye FETÖ yargı kumpası kurulduğunda, Özdağ, Halaçoğlu, Yeniçeri  kendilerini yollara vurmuştu. Diyarbakır’a gitmişler, Samsun’a çıkmışlar, Malazgirt’ten sırıtmışlardı. Aynı bugünlerdeki gibi garip tavır içindeydiler.

FETÖ’cü hakimler, FETÖ bağlantılı vekillerin delege ayarlamaları ile MHP’de kurultay zorluyordu. Demokrasinin olmazsa olmazı hukuk katledilmişti. Hukuka hukuk içinden cevap vermenin bir ayağı da Gemerek kararı idi.

Halaçoğlu’na fazla anlam yüklediğimizden olsa gerek, olup bitende figüran diyorduk. Öyle değilmiş. Bakın attığı twite.

“Yusuf Halaçoğlu @yusufhalacoglu- 22 Nis
Boş yere bağırıp çağırmayın. Artık Gemereğin de hükmü yok. Ters açıdan gol geldi. Hani ağzından salyalar akıyordu ya, şimdi söyleyenlerin ağzından akıyor. Siz yaparken iyi, başkası yaparsa kötü.”

Bu twitin altında yüzlerce yorum var.
HasnCyln@HcylAnHc2000-@yusufhalacoglu adlı kullanıcıya yanıt olarak
Gerçekten tam ters açıdan oldu meral teyzeye mhp içinden destek gelecek diye beklerken, süpriz destek chp'den geldi , asıl merak edilen şey ise bu #AbidikGubidik olayın sponsoru kim?”

Duamız, MHP’ye kazık atıp, haram ettiğimiz vekil aylıklarını afiyetle yemeye devam eden bu dört vekilin, 24 Haziran saat 19 da TBMM ile tüm bağlarının kesildiğini duymak üzerine. Amin.

 26 Nisan 2018-Soma

24 Nisan 2018 Salı

CHP’de Gül kavgası


Neval Kavcar
CHP, İP ve SP ittifak yapıp, Abdullah Gül’ü destekleyecekleri tuhaf bir yapı için uğraşıyorlar. Tuhaf diyorum, Abdullah Bey partiler üstü olmak istiyor. Bu arada HDP’yi unutmayalım, o da Gül, diyor. Niye Gül? AKP’den oy gelmezse, kumpas ittifakının şansı yok.

Peki A.Gül, AKP’den oy kotarabilir mi? Ona aday rolü biçenlerde bilmiyor, şanslarını deneyecekler. Lakin AKP tabanı, Gül’ü tanımıyor. Geçmişte gölge yer fesleğeni gibi davrandığından iki puan çekse, 10 puan CHP tabanından kaybedeceği aşikâr. Bir şekilde Akşener’in peşine düşen ülkücü ise gördükleri, duydukları karşısında lâl olmuş durumda.

Bu ekibin oldukça fazla problemi var. İlki CHP’nin tabanı Gül adını duymaya tahammül edemezken, CHP yönetimi “adlar üzerinde durmayalım” diye durumu gevşetmeye çalışıyor. Salı günü sözde hem Cumhurbaşkanı adayını MYK’da belirleyecek, hem de Kılıçdaroğlu’na “ittifak yetkisi” verilecekti.

İttifak yetkisi verildi ama CHP MYK “adayı CHP milletvekilleri seçsin” gibi garip bir sonuca varıldı. Aslında gariplik yok, kendi kamuoylarına oynuyorlar. İki adayın adı geçiyor, Muharrem İnce ve Yılmaz Büyükerşen. Kısa dönem tavşan adaya en uygun ad Büyükerşen. Zamanı geldiğinde Muharrem İnce, Gül için adaylıktan vazgeçmez, Büyükerşen boyun eğer.

İki ay önce CHP ile yan yana gelecekleri iddiasını “çirkin” bulduğunu söyleyen Meral Hanımın burnu, Pinokya gibi uzamaya başladı. CHP, partinin kuruluş hediyesi olarak Aytun Çıray’ı paketleyip yollamıştı. Her hareketleri proje dahilinde.

Ortada çok problem var demiştim, ilki Gül için tabana ikna etmek, CHP tabanından fire vermemek gerekiyor.

CHP ile ittifak yapılmasını bekleyen, İP’yi vekillik için destekleyenler, eğer ki resmi ortaklık olmazsa isyan başlatabilir. Gül ortak aday ilan edilirse CHP tabanı “hayır” der. Şimdi bu çıkmazdalar.

Daha önce bahsettiğim CHP’nin adayı Büyükerşen, İP’nin adayı Akşener, SP’nin adayı Abdullah Gül(SP’ye de hormonlu vekil gelebilir mi?), HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş olur da ilk tura böyle mi gidilir?  

Haziranın ilk haftasına kadar herkes kendi seçmenini elde tutar, son düzlükte, üç aday Abdullah Gül için çekilir. Hepsi birlikte yalandan parlamenter sistem için yüklenirler.

Niye yalandan? 367 nedeniyle Abdullah Gül’ün önünü tıkayan CHP idi. A.Güllü AKP, 21 Ekim 2007 referandumu ile “Cumhurbaşkanını halkın seçmesi” için oylattı “evet” çıktı. Gül “parlamenter sistemden” yana idiyse iki başlı bir devletin olmayacağını biliyor olmalıydı.

Başbakan ve Cumhurbaşkanını ayrı ayrı halkın seçtiği, deve değil kuş değil gibi garip bir yönetim olur mu? Parlamenter sistem diyorlar ama o sistem fiilen, 2014 Cumhurbaşkanı seçimiyle sona ermiştir.

***

ALABİLİRLERSE İLK TUR YOKSA 2. TURU ZORLAYACAKLAR

Gelelim bugüne. İkinci tur garantisi yok, kamuoyu araştırmaları Erdoğan’ın ilk turda seçileceğini gösteriyor. Yedi düvel Türkiye’de seçim yapılmasın derken, millet kimden yana olacağını bilir.

Cesaret edilemeyen seçenek, CHP-İP-SP resmi ittifakı. İşte o sebepten CHP tavşan adayı “o seçsin, bu seçsin” deyip duruyor. HDP, her şekilde bunların yanında olduğunu deklere etti.

“Akşener” sonuna kadar İP’nin adayı olur düşüncesi en zayıf halka. Verilen rolü oynayan proje o. “Adaylıktan çekilmem” masalına inanan inansın, vakti geldiğinde çekilecek. İstanbul Belediye Başkan adayı olduğunda, MHP tarihinin en düşük oyunu aldı.

Kumpas mı kuruyorlar, ne yapıyorlar belirsiz. O bunla, bu onunla görüşüp duruyor. Plan belli, o plan için emek sarf ediliyor görüntüsü çiziliyor.

***

CHP PARTİ MECLİSİNDE KAVGA

Niye? Abdullah Gül konusunda.. Muharrem İnce “geçmişteki CB adaylığını Anayasa mahkemesine götürdüğümüz bir kişiyi aday göstermek CHP’nin kendisini inkâr etmesidir” demiş.

15 vekil kavgası da kaymağı olmuş.
Kemal-Meral gitmeden, memlekete huzur haram anlayacağınız.


25 Nisan 2018

Yedi düvel 15 Temmuzun rövanşına hazırlanıyor

Neval Kavcar
CHP’li vekillere köle muamelesi yapanlar “parlamenter sistemi geri getireceğiz” diyor. Kölelerin yeni sahibi de “köle ticaretinden” memnun hemen YSK’ya koşmuş. Bunlar siyasi köle. “Biz niçin İP’e geçiyoruz” diye itiraz etmek yerine “ama biz CHP’den aday olmak istiyoruz” demişler.

Vekil transfer rezilliğini “muhalefetten beklenmeyen çıkış” diyenler var. Kahramanlık gibi. Öğretmenler bu yapılana kopya der, sıfırı basar. Kopyayı verene de, alana da. Yapılan büyük suç. YSK, açık oturumla vekil transferini kabul etmemeliydi.

Lafa geldi mi “demokrasi, özgürlük”, icraata geldi mi vekiller zorla başka partiye “marş marş.” Vekiller süt dökmüş kedi gibiydi.  Vahim tarafı da “ama biz CHP’den aday gösterilmek isteriz” demeleri. Dertleri sadece bu. Vekil olmak. Mesela; MHP’de “bir dönem dinlenin” dendi diye Akşener’in sepetine dolanlar var. Onlarda aynı kategoride. Vekil olsunlar da HDP de olsunlar, hiç fark etmeyecek onlara.

Gördüğünüz gibi son vukuat, vekilleri dama taşı gibi oradan oraya sürmek. Vekillere köle muamelesi yapıldı dedim, tarih boyunca bilinen adıyla “köle ticareti.” İç güveysi gidenler sözde üzgün, sıkıntısı olan basar istifayı. İki gün sonra vekil listesi yapılırken İP’de olmalarına üzülüyorlar o kadar.

Vekillik uğruna düştükleri duruma mı yanalım, kurşun asker gibi ordan oraya gönderilmelerine mi? Bu işin parti disiplini ile de zerre ilgisi yok.

***

CHP’DE, İP’DE SUÇ İŞLEMİŞTİR

Kamuoyu önünde, ilan edilerek yapılmış olan vekil ticareti suçtur. Devletin var olan yasasını korsan bir yöntemle delmek, yapılanı marifet gibi basın toplantısı ile açıklamak daha büyük suçtur. Konu sadece Seçim kanunu değil her kanunun bu şekilde aşılabileceğinin örnekliğini yapmıştır CHP.

Rezalete ne denilirse denilsin şirinleşmez, yasal olmaz.
Yapılan aynı zamanda milliyetçi-muhafazakâr kesimi kandırma girişimidir. “Şeffafız” ayağı ile açıklama kamuoyu önünde yapılıyor, CHP-İP organik bağ kuruyor ve buna “ittifak” demiyorlar.

Perşembe günü vekil listeleri teslim edilecek. Seçim yardımı var. Gibi basit sebeplere inanmak zor. Yaklaşık iki yıldır oradan oraya gezen, ellerini cebine atmayan bu insanlar alınacak 25 milyona muhtaç değil. Yedi düvelin BOP planını parti programına koyan bir parti şu vakte kadar nasıl yürüdü? Farklı siyasiler nasıl bunlara yönlendirildi? FETÖ’cü hainler niçin MHP’de Akşener MHP’nin başına geçsin diye kurultayı zorladı.

CHP-İP-HDP kesin, görünür şekilde ittifak yapacağız duyurusunu Salı günü Kılıçdaroğlu’nun “adayımız Malcomx” demesinin ardından yapabilir. SP ile görüşme sonrasında CHP-İP, SP’nin Malcomx’ini destekleme kararı alabilir..
Mahşerin dört atlısı meydanlara çıkıp “demokrasi, parlamenter sistem” diyecek, Malcomx’da ne demekse “partiler üstü” görünümüyle bulutlar üstünden “BOP projesini sürdürmez, evimizin içini düzenlemezsek karışıklık” olur diye nutuklar atacak.

Bu ülkede hiçbir Cumhurbaşkanı tarafsız olmamıştır. İktidar partisinin gösterdiği adaylıkla Çankaya’ya çıkan bir fani ne kadar bağımsız olursa o kadar olmuştur. Bu vesile ile CHP’nin adayı “Çankaya noteri”  olur mu olur?

Ne dedi Karamollaoğlu? "Abdullah Gül'ün ortak adaylığı söz konusu mu?" sorusuna "Sorularınız bu hafta sonuna doğru cevap bulacaktır."
Cevap belli.
BOP ekibi hafta sonu start alacak.

***

23 NİSANDA TBMM’DE ŞİRRETLİKLER

Milletimiz o kavgacı, yıkıcı şirret üslubu seyretti. CHP ve HDP’li vekillerin ortaya koyduğu tablo, önümüzdeki iki ayında aynası olmuştur. Buna bir de Akşener’in mesnetsiz çamur sıvamalarını da eklerseniz, ortalığı toz duman kaplayacak demektir.

Yapmak istedikleri kavga ve gerginlik ortamıyla, siyasete Gezi olayları benzeri isyanı yerleştirmekten ibarettir. Sorosvari figürleri, parti programlarında BOP projeleri ile milletin önüne çıkacak bu kesime elbette gereken cevap sandıkta verilecektir. Lakin yapılmak istenen milletin kafasını karıştırmaktan ibaret olacağı, TBMM’de ki tavırlarından belli olmuştur.

***

İYİ PARTİNİN BASIN KARARGAHI YENİÇAĞ GÜL’E KARŞI

“Aman Gül demeyin” diyorlar. BOP’çu falan demeye getiriyorlar. Eşit vatandaşlığı, Doğu-Güney Doğu Anadolu Sorunu diye Kürt özerklik sınırlarını parti programına koyan Akşener değil mi?

Yeniçağ’ın patronu da muhtemel Perşembe günü vekil adayı olacağı için, yazarlar topluca Meral Hanıma yağ çekme yarışına girmiş.

Yok değilse, Akşener ile Gül arasında bir fark var mı?


24 Nisan 2018